31 Ocak 2017 Salı

UZAYA ÇIKMA ANIM - YAŞADIKLARIM

Üniversiteye daha yeni başlamıştım, elektronik mühendisliği 1.sınıf öğrencisiydim, kimseyi tanımadığım için ilk yıl yurtta kalmaya karar vermiştim, kafa dengi bi arkadaş bulur onunla daha sonra eve çıkarım diye planlıyordum, zamanla arkadaş çevrem olmaya başladı. Utangaç bir yapıya sahip olduğum için önceleri etrafımda hep erkekler vardı, ama sonra kendimi üniversite ortamının akışına bıraktım ve etrafım kızlarla dolmaya ve burnu havada gözünde güneş gözlüğü eksik olmayan bir üniversiteliye dönüştüm. Gerçektende üniversite insanı değiştiriyordu, 2 ayda 5 den fazla kızla çıktım , hiçbirşeyi takmıyordum ne aşk acısı ne kıskançlık, kendimi izmirin rahat kollarına bırakmıştım adeta.. 

Günlerden birgün herşeyden çok çabuk sıkılan ben, bu hareketli üniversite hayatından da sıkılmaya başlamıştım, farklı birşeyler arıyordum, üniversitenin cafesine girdim kahvaltımı yaptım, sonra dışarı çıktım bi sigara yakacaktım, çakmağı 1 çaktım 2 çaktım 3-4-5.... olmadı yanmadı çakmak, iyice sinir oldum siper alıyorum ellerimle olmuyor, rüzgara ters dönüyorum olmuyor, yeleğimle kapatıyorum çakmaya çalışıyorum olmuyor, şekilden şekile girdim bi türlü yakamadım ateşi.. bu salaklığımı gören bi öğrenci geldi yanıma buyur kardeşim burdan yak dedi ve çakmağını verdi, bende "yav deli oldum varya 2 saattir haahah" dedim oda güldü .

Sonra tanıştık çocukla astronomi ve uzay bilimi 2.sınıf öğrencisiymiş, iyi birine benziyodu yalnız kalıyormuş evinde, "en güzeli yalnızlık araştırmalarımı yalnız yapıyorum kafamı şişiren yok kararlarımı kendim veriyorum" falan dedi, konuştu da konuştu. ben o kadar konuşma içinden " ne araştırması ?" diye soru yönelttim ona, uzaya çıkmak istiyorum demesiyle benim tam o anda ölümüne içime çektiğim sigaranın ağzımdan burnumdan kahkahayla öksürükle çıkması bir oldu, katıla katıla güldüm çocuğun siniri bozuldu sonra harbiden ciddi olduğunu ve sinir olduğunu farkettim bir anda kendimi toparladım .

Nasıl yani uzay? ne uzayı? nasıl çıkıcan ki? 500T otobüsler geçmiyo ordan hocam dedim. Önümüzdeki sene hoca 5 öğrenciyi Amerikaya gönderecek, o 5 öğrenciden biri olmak için çalışıyorum, uzay ve bilim teknolojileri merkezine gidip o amerikaya giden 5 öğrenciden biri de, uzaya çıkacak olan astronotun yardımcı pilotu olarak yanında gitmeye hak kazanacak, ben de o 1 kişi olmak için uğraşıyorum gece gündüz dedi . ben donakaldım 10-15 saniye hiçbirşey demeden çocuğa baktım, gerçekten istiyordu, gerçekten bu onun en büyük hayaliydi, gözlerindeki parıltı duruşundaki inanç güç umut herdaimdi... 

1-2 ay geçti aradan, iyice samimi olduk bu çocukla, daha da samimi olmak istiyordum, çünkü bende küçüklüğümden beri astronomiyle çok ilgileniyordum sürekli araştırmalar yapıyordum, ama bu sadece bi hayranlıktı, yani öyle bi gün uzaya çıkarım yardımcı pilot olurum falan değildi, ama bu çocuğu tanıdıktan sonra neden olmasın dedim, fakat atladığım birşey vardı, benim bölümüm astronomi değildi ki elektronik mühendslği okuyan biriydim ben, ama bunu hiç sorun etmedim, bizim dersler boş olduğu zaman astronomi sınıfına girip dersleri dinliyordum, hiçbirşey anlamıyordum ama çok ilginç geliyordu bana, öğrenmeyi çok istiyordum, hatta bi kere bi konuyu anlamıştım başka bi öğrenci anlamamıştı, bana bakarak OCA bile anladı sen anlamadın diye espri bile yapmıştı hoca. bende gülüp geçmiştim. 

Artık kendi bölümümün ders kitaplarını defterlerini bi çekmeceye koyup sürekli internetten uzay astronomi evren ne nasıl oluyor ne nasıl yapılır bunları araştırıyordum not tutuyordum, hatta acayip acayip bilgiler öğrenip bunu astronomi sınıfında paylaşıyordum , artık kendi derslerimden kaçıp astronomi derslerine girer oldum, bu astronomi okuyan arakdaşım Kaanın da dikkatini çekti, bana kızıyordu git kendi sınıfına neden böyle yapıyorsun diye, bende ona benim istediğim şey öğrenmek istediğim şey bu Kaan lütfen bana karışma gibisinden konuşuyordum, Kaanla artık çok yakın arkadaştık, bi sabah okula gittiğimde kaan kolumdan yakaladı gel az önemli bi mevzu konuşucaz dedi , noldu dedim, sana bi teklifim.. hatta teklif değil hiç itiraz istemem oca artık benim ev arkadşımsın dedi, ama nasıl olur sen kimseyi istemiy..... yav salla şimdi onu artık ev arkadaşımsın ben demekki kafama göre birini bulamadığım için öyle diyormuşum artık beraberiz kankaa dedi, bende tamam dedim, hemen yurda gidip eşyalarımı topladım arkadaşlarımla vedalaşıp müdüre ayrılacağımı söylemeye giderken bana senet imzaladığımı o yüzden çıkamayacağımı söyledi, 

Çıktım. hiçbirşey umrumda değildi, içimde uzaya çıkacağıma dair çok büyük bir ümit vardı, artık kaanla aynı evdeydik, sürekli araştırma yapıyor yeni şeyler öğreniyorduk, BB'den aşağı olmayan derslerim rezaletti hiçbirşey anlamıyordum derslerden, haliyle bu finallere de yansımıştı hepsi FF geldi derslerimin, bölüm sorumlumuz beni yanına çağırdı, bu notların hali nedir oca ? 4 gün olan devamsızlık sınırını da aşmışsın bütün derslerinden ! ayrıca astronmi sınıfına girmekte neyin nesi bundan sonra yasak, hocalarada söyledim seni derse almayacaklar.! şimdi çıkabilirsin ..

Çıktım sessizce, haklıydı bi yandan ama benim hayallerim, Kaan ? araştırmalarımız ? o kadar emek boşa geçen aylarım... 


Bütlerde kurtardım derslerimi, ama mutsuzdum,nedeni belliydi mutsuzluğumun, evde sadece odama kapanıp asosyal bi şekilde forumlarda online oyunlarda saçma sapan şeylerde takılıyordum, neyse ki bu mutsuzluğum fazla uzun sürmedi, çünkü kaan amerikaya gidecek olan o 5 öğrenciden biri olma hakkını kazanmıştı, şimdi tek yapması gereken o 5 kişi içinden uzaya çıkma hakkını kazanabilecek olan öğrenci olmak.. kaan amerikaya gitti, evde yalnızdım artık, aradan haftalar geçti, bi telefon geldi, bağırarak sevinç çığlıklarıyla UZAYA ÇIKIYORUUUUUUMM !!!! diye bağırann bi ses, sevincine ortak oldum beraber ağladık telefonda sevinçten, haftaya uzaya çıkacaktı kaan, telefonu kapattık, yatağıma bağdaş kurdum oturdum, kucağımda kedim vardı, onu seviyordum bi yandanda boş boş karşımdaki uzay posterine bakıyordum,iyice gözlerimle içine daldım resmin en derinine daldım, sonra hemen kalktım pencereden dışarı baktım gökyüzüne, karanlıktı yıldızlar ve ay vardı, ben bakar bakmaz 1 yıldız kaydı aniden, sonra yattım yatağıma uyudum, o gece rüyamda sürekli yıldızlar kayıyordu, bütün yıldızlar kayıyordu gökyüzünde hiç yıldız kalmayana dek bütün yıldızlar yağmur gibi kayıyorduu, sonra yıldızlar havada "GEL  GEL  GEL"  diye yüzlerce binlerce yazı oluşturmaya başladı ve uyandım. bu bi işaretti, bölümüm belki astronomi değildi ama bu uzaya gitmeme engel değildi ki, bankada birikmiş param vardı, uyanır uyanmaz soluğu bankada aldım ve bütün parayı çektim, kimseye birşey demeden amerika bileti aldım ve 16 saat yolculuğun ardından amerikadaydım, 

Kaana ulaştım "KANKAA 2.BİR PİLOT YARDIMCISI GELİYOR BERABER UZAYA ÇIKIYORUZZ" dedim çocuk ne diceğini şaşırdı, bi anda pat diye karşısına çıkmıştım ama nasıl olur nasıl oalcak , binlerce kişi arasından 5 kişi seçildi ve o 5 kişiden biri ben seçildim, sense bölümün bile başka nasıl olucak oca dedi, "beni o astronota götür" dedim, astornotun yanına gittik, adam türk değil tabi, yarım yamalak ingilizcemle ona derdimi tam olarak anlatamıyordum bu yüzden Kaana çevittiriyordum, ona aylardır araştırma yaptığımı bi astronomi okuyandan daha fazla meraklı bilgili olduğumu üniversiteden önce çocukluğumdan beri uzaya bilime karşı ilgim olduğundan bahsettim, adama hem yalvarıyorum hem anlatıyorum hem ağlıyorum, adam bana, genç adam, çok isterdim senide yanımızda götürmeyi fakat bu araç yalnızca 2 kişilik dedi .

İngilizceyi tam olarak konuşamıyordum ama çok iyi anlıyordum, o adam öyle deyince olduğum yere diz üstü düştüm yeri yumruklayarak ağlamaya başladım, o kadar yol o kadar zaman, berbat olan derslerim aylardır telefonunu açmadığım sırf uzay aşkım yüzünden yanlarına dahi gitmediğim ve buna rağmen bana her ay düzenli olarak para göndermeye devam eden ailemmm... 

Bunları söyledim ağlarken.. kaanda sessizce tercüme ediyordu adama, adamın gözleri doldu, eğildi oturdu yanıma, omzumu tuttu, kafamı kaldırdım kan çanağı olmuş gözlerimle ona baktım , telefonunu çıkardı ve teknisyenlere araçta derhal 1 kişilik daha yer yapılmasını emretti.

Bu cümleyi duyunca bayılmışım, uyandığımda karşımda astronot adamı gördüm, mirhaba ginç edamm dedi, 
yattığım yerden ışık hızında kalkıp adama sarıldım sımsıkı, yine ağladım, yarın gidiyoruz bana sağlam 2 adam lazım dedi, hemen fırlayıp hazırlıkları yaptım.

Ertesi gün olmuştu.o uzay mekiğine binmek o kalp atışlarım o 4 bi yanımı sımsıkı saran emniyet kemerleri yüzlerce ne işe yaradığını bilmediğim tuşlar kollar, allahım nerdeyim ben napıyorum demeye kalmadan 3-2-1 ATEŞŞŞŞŞŞŞŞŞŞŞŞ !!! 

böyle bi adranalin böyle bi kalp atışı heyecan olamazz, hep derdim ki, ulan bu astronotlar salak mı oraya gidiyolar ben olsam birsürü resim video çekerim birsürü şeyler yaparım diyodum, ama öyle değilmiş ne resmi ne videosu herşeyi unutuyosunuz ki, çok sonradan aklınıza geliyor 1-2 tane resim çekiyosunuz o kadar işte bunlarda çektiğimiz bazı resimler  buyrun bunlar benim resmim kaan çekti:






SON